TÜRKÇE DENEME SINAVI
28/2/2008 · Kategori: G Y DENEME SINAVI
Parçada geçen “bir küf kokusu gelir burnuma” ifadesi ile anlatılmak istenen nedir?
A) Yapıtında oldukça eski dönemleri anlatması
B) Yaşamı iyi kötü yönleriyle vermesi
C) Toplumun çürüyen, yozlaşan yanlarını işlemesi
D) Yapıtı belirli ve bilinen bir teknikle ele alması
E) Yapıtta tekdüze olaylara yer vermesi
2. I. Bilmelisiniz ki sözü dolandıranlar, uzatanlar gerçeklerden kaçanlardır.
II. Özlü söz; söylendiğinde, herkesin güçlük çekmeden anlayacağı kısa anlatımlara denir.
III. Dolambaçlı konuşmanın olduğu yerde doğrulardan kaçmak, gerçekleri saklamak vardır.
IV. Doğru konuşanlar, dobra konuşanlar; etraflarında fazla sevilmeyen insanlardır.
V. Bu zamanda sözün doğrusunu konuşmak herkesin yapabileceği bir şey değildir.
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangileri anlamca birbirine en yakındır?
A) I. ve II. B) III. ve IV. C) I. ve III.
D) IV. ve V. E) III. ve V.
3. I. Bu güzel insan böyle olayları kafasına takmıyordu.
II. Bu kadar olumlu şey yapsaydın, sen de olgunlaşırdın böyle.
III. Sert bakışlarıyla etrafa korku salmayı başarmıştı
IV. Soğuk havaların bir süre daha süreceği söyleniyordu.
V. O melek gibi hoşgörülü insan birden aksi, geçimsiz birine dönmüştü
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangisinde “karşıtlık” anlamı söz konusudur?
A) I B) II C) III D) IV E) V
4. I- Çocuk yorganı başına çekip, uykuya daldı.
II- Arabayı doğru hava alanına çek.
III- Bu kız büyük annesine çekmiş.
IV- Torbaların üzerine örtü çekmeli diye söylendi.
V- Buzdolabının fişini çekmeyi unutma.
“ Çekmek ” sözcüğü yukarıdaki cümlelerin hangi ikisinde aynı anlamda kullanılmıştır?
A) I - II
B) I - IV
C) II - IV
D) II - V
E) III- V
5. “XIX. yüzyılda klasik şiir hamle yapamamış, önceki yüzyıl şairlerini geçmek bir yana, onların seviyesine ulaşacak şairler dahi yetiştirememiştir.”
cümlesinde altı çizili sözün cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisinde vardır?
A) Halk aşıklarını yetiştiren önemli bir kaynak da Yeniçeri Ocağı’dır.
B) Klasik şiirin Aşık şiirine hakim olması, güçlü şairlerin yetişmesini engellemiştir.
C) Bu dönemde klasik edebiyatın, aşıklar üzerindeki etkisi iyice artar.
D) Halk şiiri, o zaman ilerlemek şöyle dursun gerilemeye başlamıştı bile denebilir.
E) Buna karşılık, klasik şairler de halk şiirinden etkilenirler.
6. Bir yol ağzına geldim mi, yürünmemiş olanı tercih ederim.
Aşağıdakilerden hangisi yukarıdaki sözü söyleyen kişiye ait olamaz?
A) Denenmemiş bir işi yapmanın keyfi başkadır.
B) Sürüden ayrılırsan kurtlara yem olursun.
C) Bence asıl başarı, kapıları zorlamak, olmazı oldurmaktır.
D) Sürekli yapılan iş, zamanla heyecanını yitiriyor.
E) Herkes Mersin’e gidiyormuş, gitsinler; ben tersine gitmeyi deneyeceğim.
7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “ikinci yargı, birinci yargının nedeni” dir?
A) Denizin derinliklerine ilgi duyduğum için televizyonda daha çok o tür belgeselleri izliyorum.
B) Küçük bir anlaşmazlık yüzünden bunca yıllık arkadaşlıkları bozulmuş.
C) Bir iş nedeniyle beş gündür şehir dışındayım.
D) Sabahları erken çıkmak zorundayım, aksi halde işe geç kalıyorum.
E) Çocukları çok sevdiğinden bir anaokulunda görev yapıyor.
8. (I) İşte, çocukluğumun ve ilk gençliğimin haritalarındaki yaşlı adalara yeniden kavuştum. (II) Yaşım orta yaştı, ama nihayet asıl yuvama dönmüştüm.
(III) Sanki on dört yaşında sarışın bir oğlanken basıp gitmiştim.
(IV) Bir motor beni bağrına basıp büyük şehirlere götürmüştü.
(V) Yaşamıştım, cebime para koyabilmiştim.
(VI) İşte bitkin, işte yorgun, işte hepsini, hepsini yitirmiş; gittiğim motorla yine geri dönmüştüm.
Bu parçada, numaralanmış cümlelerin hangilerinde insana özgü nitelikler başka varlıklara aktarılarak verilmiştir?
A) I. ve II. B) I. ve III. C) I. ve IV.
D) III. ve IV. E) V. ve VI.
9. I. O zamanlar herkes benden söz ederdi.
II. Keşke, yine eskiden olduğu gibi akraba ziyaretleri yapılsa!
III. Eskiden dostluklar, sevgiler içtendi, samimiydi.
IV. Gençliğimizde, yapılan işlerde bugünkü gibi menfaat aranmazdı.
V. On yıl önce onu dinlemeseydim bu hallere düşmezdim.
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangisinde “geçmişe özlem” duygusuna yer verilmemiştir?
A) I B) II C) III D) IV E) V
10. (I) Roman hakkında çok farklı değerlendirmeler var.
(II) Bazı eleştirmenler beğenmemiş bu romanı.
(III) Anlatım akıcı değil ama psikolojik tahliller başarılı.
(IV) Eleştirmenler bunlara da dikkat etmelidir.
(V) Roman, kendi türünün en iyileri arasında olmaya aday.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde, sözü edilen romanın “hem olumlu hem de olumsuz” yönleri bir arada verilmiştir?
A) I B) II C) III D) IV E) V
11. (I) H. Rahmi yazarken çok kolay, konu bulur.
(II) Romanlarında insan davranışları, batıl inançlar, moda ve özenti işlenir.
(III) Dikkatle yapılmış bir gözlemin izlerini onda her zaman görebiliriz.
(IV) Bu romanında toplum gerçekleri ile bir genç kızın çatışmasını ele almıştır.
(V) Kahramanlarını kültür düzeylerine göre canlı, gerçekçi bir biçimde konuşturur.
Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangileri üslupla ilgili yargıdır?
A) I. ve II B) II. ve III C) III. ve IV.
D) III. ve V. E) IV. ve V
12. Aşağıdaki cümlelerden hangisi dolaylı anlatıma örnek olabilir?
A) Romancı gerek karakterler gerekse betimlemelerde gözleme dayalı bir gerçekçiliği simgeler.
B) Tolstoy, bu kitabında şiirin, genel olarak da sanatın “güzelliğin ifadesi” olduğunu söyler.
C) Ülkemizde ‘yabancı hayranlığı’ diye bir kavramdan rahatlıkla söz edilebilir.
D) Bu konudaki düşüncelerimin doğru olduğunu artık kanıtlamış oldum.
E) Kimi sanatçılar ilk ürünlerinde elde ettikleri başarıyı bir daha gösteremezler.
13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu yoktur?
A) O, aşağı yukarı tam yirmi yıl bu şehirde yaşadı.
B) 1982’li yıllarda bizlerden neler götürmedi ki.
C) Ben senin yazdıklarına daha önce hiç dikkatimi çekmedim.
D) Bu gece Arı Radyo’yu seyretme mutluluğunu yaşadım.
E) Babamların bize bugün geleceğini bir an için unutmuştum.
14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu yoktur?
A) Zamana ayak uydurmalı ve iyi değerlendirmeliyiz.
B) Birbirimizi sevmeli ve saygı göstermeliyiz.
C) Vehbi Dede, o gece aniden rahatsızlanmıştı.
D) Öyle sanıyorum ki maç berabere bitmiş olabilir.
E) Şampuan saçlarımı besliyor, parlaklık veriyor.
15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Yazar, 1974 – 1978 yılında Nevşehir’de avukat olarak görev yaptı.
B) Çoğu zaman, okumaya başladığım bir kitabı biraz okuyup bırakıveririm.
C) Sanatçı, eserlerine duygularını katmamalıdır.
D) Tanık olduğu olayları eserlerine başarıyla aktarabilmiş.
E) Romancı, konu seçiminde özgür olmadır.
16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Her insan, düşüncelerini derli toplu anlatabilmelidir.
B) Seninle aramızda hiçbir görüş ayrıcalığı yok.
C) Her konuda birbirimizi tanımamız gerektiğine inanıyorum.
D) Herkesin bildiğini bilmediğin hemen belli oluyor.
E) Ona güvenmediğim için, arka çıkmadım.
17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir işi karşılıklı yapma anlamı yoktur?
A) Derken sonunda kavga edip küsüştüler.
B) Karşılaşınca uzun bir süre sessizce bakıştılar.
C) Ne zaman bu konu açılsa onunla hep tartışıyoruz.
D) Sonra olanları unutmaya karar verip tokalaştık.
E) İşportacının sesini duyanlar başına üşüştüler.
18. Yüzümle barışıyorum , sabah güneşinin
I
tazeliğinde doğuyorum yeniden ... aynalarla ,
II III
sularla, vitrinlerle barışıyorum . Başarılıyım ;
IV V
çünkü hayattan zevk almanın tek yolu bu.
Yukarıdaki parçada numaralanmış noktalama işaretlerinden hangisi yanlış kullanılmıştır?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı yapılmamıştır?
A) Derviş Bey, Kamili kırbaçlıya kırbaçlıya götürdü.
B) Herkes, Türkiye cumhuriyetinde eşit haklara ve görevlere sahip olarak yaşamalı.
C) Artık evine gidemiyecek, onu göremiyecektim.
D) Birkaç yıl sonra, Amber Ağa ölünce çeltik te çeltikçilikte unutuldu gitti.
E) Mustafa Bey, kendisini aydınlık içinde buldu.
20. Bir toplumun kültür ve sanat ürünlerinin niteliğini ortaya koyabilmek, her şeyden önce; o topluluğun ekonomik ve sosyal yapısının araştırılmasını gerektirir. Kültür ve sanat ürünleri kendi kuralları içinde, ürünü oldukları toplumdan bağımsız olamaz. Çünkü o ürünleri yaratanlar o toplumun bir bireyi olmakla kalmazlar, toplumsal yaşayışın işleyişini düzenleyen bir etken olarak da faaliyete katılırlar.
Yukarıdaki parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?
A) Kültür ve sanat ürünleri kendi kuralları içinde toplumsal işlev üstlenebilir.
B) Kültür ve sanat ürünlerinin yaygınlığı toplumun kültür zenginliğini ortaya koyar.
C) Toplumun sosyal ve ekonomik yapısı, o toplumun kültür ve sanat ürünlerine yansır.
D) Toplumun kültür ve sanat ürünlerini, o toplumun fertleri teker teker oluşturur.
E) Kültür ve sanat ürünlerini değerlendirmede o toplumdaki fertlerin yaşantıları esastır.
21. Anonim Halk edebiyatı eserlerinin sanat değeri üzerinde pek durulmamıştır. Bunda, o eserlerin, genellikle sanat endişesinden uzak, belli bir kültür seviyesinin üstüne çıkamayan insanlar tarafından meydana getirilmiş olmaları rol oynamıştır. Ancak bunlar arasında, isimsiz halk sanatkarlarının dahice söylediği öyle şiir örnekleri vardır ki, bunlar çağdaş şiirimize kaynaklık etmiştir. Bu eserlere yeni bir dikkatle bakmak gerekiyor. Bu parçada, aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı yoktur?
A) Halk edebiyatı eserleri, çağdaş edebiyatımıza kaynaklık etmiş midir?
B) Anonim Halk edebiyatı eserleri sanatçılarının özellikleri nelerdir?
C) Anonim Halk edebiyatı eserlerinin sanat değeri üzerinde durulmamasının sebebi nedir?
D) Anonim Halk edebiyatında bireysel konulu şiir örnekleri var mıdır?
E) Anonim Halk edebiyatı ürünlerini incelemek gerekli midir?
22. Popüler kültür, farklı ürünlerin cirit atabildiği bir çatışma analınıdır. Bu kültür içinde sürekli seyir halinde olan kitleler, ilgi duydukları anlık şeylere göre, bir gün düzenin muhalifi, ertesi gün o düzenin en ateşli savunucu olarak algılanabilir. Dolayısıyla halka ve alıcısı olduğu kültüre aynı kültür çerçevesiyle bakan aydın kesiminde, kitlelere ilişkin kimi zaman iyimser bir aldanma, kimi zaman da umutsuzca bir algılayış söz konusu olabilir.
Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
A) İnsanların popüler kültür içerisinde sürekli farklı ürünlerle ilgilendiği
B) Popüler kültür içerisindeki insanların, birbirine tamamen zıt durumları kabullenebileceği
C) Aydın kesiminin kitleler hakkındaki olası görüşlerinin de farklılık gösterdiği
D) Aydınların, popüler kültür içerisinde bulunan insanlarla ilgilenmediği
E) Popüler kültür ile kültürleşen insanların tutarlı olmadıkları
23. (I) Okur, okuduğu yapıtı sıkıcı, iç açıcı, kuru, çarpıcı gibi nitelendirmelere bağlarken eleştirel bir etkinlik içindedir. (II) Ne var ki bu okura eleştirmen denemez. (III) Eleştirmen denmesi, bunu sürekli iş edinmesine bağlıdır. (IV) Eserleri ve yazarları açıklamak, değerlendirmek için gösterdiği etkinliği yazıya dökmesine bağlıdır. (V) Okur, eleştirme işini
devamlı hale getirdiği zaman eleştirmen sıfatını kazanır. (VI) Bir de acaba okur, bu eleştirme işini, yapıtları açıklama, aydınlatma işini yaparken belirli ölçütlere bağlı kalır mı? (VII) Yoksa, tek ölçüt olarak kendi beğenisini mi alır?
Bu parçadan numaralanmış cümlelerden hangisi çıkarılırsa, parçanın anlamında büyük bir değişme olmaz?
A) II. B) IV. C) V. D) VI. E) VII.
24. Türk şiirinin, belki de Fuzuli’den sonra gelen belli başlı mazoşist (acıyla beslenen) şairlerindenim. Ayrıca bu tarz şiirlerin daha iyi ve kalıcı olduğu herkesçe kabul edilmiştir. Fuzuli, övdüğü Kerbela toprağına ne kadar bağlıysa, ben de o kadar Anadolu’ya bağlıyım. Istıraptan haz duyarak acı- nın destanı yazılabilir mi bilmem ama, genlerimde bir ağıt toplumunun izleri var sanki. Tıpkı Oscar Wilde’ın dediği gibi “Hayat kaybettikçe şiir kazanır.” ve acı, şaheserleri doğurur.
Bu parçada asıl vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Acılar ve ağıtlarla beslenen şiirler daha başarılı ve etkili sayılmıştır.
B) Oscar Wilde, kaybetmeyi seven mazoşist bir şairdir.
C) Fuzuli, Kerbala toprağına bağlı bir şairdir.
D) Bazı şiirlerde ağıt toplumunun izlerini görebiliriz.
E) Karasal iklimin insanları bu iklim özellikleri nedeniyle daha çok acı çekmiştir.
25. Aylık bir edebiyat dergisinin “giriş”inde yer alacak yazı , olsa olsa, geçen ayki edebiyat ortamına, edebiyat olaylarına değinilerden oluşan bir yazı olabilir. Derginin aralık ve ocak sayılarına bakıyorum; dişe dokunur bir gelişme, gündem olmuş bir edebiyat eseri yok. Bırakın geçen ayları, koskoca bir yılı edebiyat alemimiz birkaç kısır tartışma, bir iki etkinlik dışında neredeyse olaysız geçirmiş. Oysa toplum kıpır kıpır. Değme polisiye romanlara, hikayelere; klasik, güncel ve tarihi romanlara taş çıkaracak konular orta yerde duruyor.
Bu parçada asıl eleştirilen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Yeterince malzeme olmasına rağmen edebiyat dünyasında ciddi eserler ortaya konulmaması
B) Edebiyat dergilerinin, gündemi yeterince iyi takip edememesi
C) Edebiyat dergilerinde koskoca bir yıl boyunca kısır tartışmalar yapılması
D) Edebiyatçıların yeni ve kaliteli eserler ortaya koymak istemesi ama konu sıkıntısı çekmeleri.
E) Edebiyat dergilerinin “giriş”inde, geçen aylara ait gündem olmuş eserlere hiç yer verilmemesi
26. Sanatçı, ilk bakışta bireysel yeteneği ve özgün esin gücüyle toplumdan ayrı bir varlık izlenimi vermesine karşın, temelde toplumla iç içedir. Hiç kuşkusuz sanatçının çevresindeki değerlere sıkıca bağlı kalması, yaratıcı gücünü hazır kalıplara sokarak
özgürlüğünü kısıtlamak anlamına gelmez. Gerçek sanatçı, toplumsal bağlarından kopmadan,
var olana değişik boyutlar ekleyip yeni bir dille anlaşılır kalmayı başaran kişidir.
Bu parça aşağıdaki soruların hangisine karşılık oluşturulmuş olabilir?
A) Toplumla bütünleşmesi sanatçının özgür ve özgün olmasını engeller mi?
B) Toplumu ihmal eden sanatçı geleceğini de yok etmiş olur mu?
C) Sanatçı içinden gelenleri ortaya dökemezse kendini geliştirebilir mi?
D) Sanatçının başarısı kendine özgü üslubuna mı bağlıdır?
E) Çevresindeki değerlere dayanmayan sanatçı kalıcı olamaz mı?
27. Sanatın yayılması için mutlaka ticaretin sihirli değneği ile temas etmesi gerektiğini söyleyenler yanılıyor değiller. Bakıyorsunuz ki hiç tanınmayan bir sanat eseri, ticaretle tanıştıktan sonra bir anda dünyanın malı oluveriyor. Sanatçının yaratıcı gücüne
ticaret adamının kazanma ve kazandırma hırsı eklenirse, “Sanatçılar öldükten sonra değer
kazanır.” felsefesi iflas etmiş olacak. Bir de işin toplumsal boyutu var. Sanatın ticari olması demek, sanatın hayata karışması demektir. Hayata karışmayan sanattan ne bekliyorsunuz ki?
Parçada anlatılmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
A) Sanatçılar, ticari kaygılarla oluşturmamalıdır eserlerini.
B) Sanatçıların gerçek değeri, sanatçılar öldükten sonra anlaşılır.
C) Sanatın varlığını devam ettirebilmesi, sosyal yaşamdan kendini soyutlamasıyla mümkündür.
D) Maddi problemler içerisinde yaşamını sürdüren sanatçı, kendisinden bekleneni ortaya koyamaz.
E) Sanat, ticari felsefeyle hareket etmeli ve hayatın içine girmelidir.
28. “Bir güzel mahşeri andıran / fettan İstanbul’un / bir firardan sonra yazdım / en büyük şiirini” diyorsun. Belli ki şiirlerinizde İstanbul’un ayrı bir yeri var; bu şehir hem kalbini çalmış hem de ardından gelmiş. Aynı zamanda, yanılmıyorsam İstanbul’un dünü ve bugünü üzerine, divan şairleri istisna tutulursa en çok söz eden şairlerimizden birisin... Hani, sen diyorsun ya, “Aşığa İstanbul sorulmazmış”. Ama, ben yine de soruyorum.
Aşağıdakilerden hangisi parçada sözü edilen şairin özelliklerinden değildir?
A) “Aşığa İstanbul sorulmaz.” dizesinin şairi olması
B) İstanbul’la ilgili en büyük şiiri bir firardan sonra yazması
C) Şiirlerinde İstanbul’un ayrı bir yeri olması
D) İstanbul’dan en çok söz eden şair olması
E) İstanbul şehrini güzel bir mahşere benzetmesi.
29. ---- 19.yy’ da tarihi yarım adayı terk eden merkez, 20.yy boyunca kuzeye doğru ilerleyen bir eksen üzerinde hareket eder. Bu çizgisel ilerleyişin ilk durağı Galata olur. Ardından Tünel, Taksim, Şişli, Büyükdere Caddesi boyunca merkez kuzeye doğru bakar. İşte bu ilerlemenin son durağı, yine aynı eksen üzerinde yer alan Maslak’ tır. Tarihsel sürecin
son noktası gibi görünse de muhakkak ki merkez buradan da başka yerlere doğru kayacaktır.
Düşüncenin akışına göre, bu parçanın başına aşağıdaki cümlelerden hangisinin getirilmesi uygun olur?
A) Bir ülkenin yönetim yeri, stratejik önem arz eder.
B) İstanbul’ un değişim sürecinde yaşananlardan biri de merkezin sürekli yer değiştirmesidir.
C) Toplumun kültürel yapısı insanlar istemese de bir gün bozulacaktır.
D) İstanbul’un değişim süreci dikkate alındığında son merkez Maslak’ tır.
E) İstanbul’ un merkezinde tarihin her döneminde sorunlarla karşılaşıldı.
30. Bulgurlu; İstanbul’un Anadolu yakasında, Küçük Çamlıca tepesinin Marmara’ya bakan yamaçlarında, İstanbul’un güzelliğini en müstesna biçimde gözler önüne seren bir yerleşim bölgesidir. Şimdi tamamen beton yığını olan bölge, 1950’lere kadar henüz bir köy olup ahşap ve bahçeli evleri, havadar mekanı, soğuk sularıyla cennet gibi bir yerdi. Ayrıca burası, Yavuz Sultan Selim devrinde, Ömer Seyfettin’in İncili Kaftan hikayesindeki Muhsin Çelebi’nin çiftliği imiş.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisinde verilenlerden yararlanılmıştır?
A) Tanımlama – Tanık gösterme
B) Açıklama – Betimleme
C) Öyküleme – Tartışma
D) Açıklama – Tartışma
E) Tanık gösterme – Betimleme
CEVAPLAR:
15-A16-B17-E18-B19-E20-C21-D22-D23-C24-A25-A26-A27-E28-D29-B30-B



